+90 530 460 54 70

drseda@hotmail.com

Op. Dr. Seda Fazıl

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

TIP FAKÜLTESİ:            Güney Kazakistan Tıp Akademisi 1995—2001

UZMANLIK:                   Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ABD 2002-2007

TÜP BEBEK EĞİTİMİ : Memorial ÜYTM Eğitim Programı 2014 Temmuz- Ocak 2015

İLGİLİ  ALANLAR:        İnfertilite, Tüp Bebek, Laparaskopik ve Histereskopik  Cerrahi, Ürojinekoloji

YABANCI DİL: Rusça İngilizce

MECBURİ HIZMET: Şuhut Devlet Hastanesi Afyonkarahisar


Kadın Hastalikları


ADET DÜZENSİZLİĞİ

YUMURTALIK KİSTLERİ

POLİKİSTİK OVER SENDROMU

MENAPOZ VE OSTEOPOROZ

İDRAR KAÇİRMA

HPV, GENİTAL SİĞİLLER VE RAHİM AĞZI KANSERİ

PAP-SMEAR TESTİ

MYOM VE ADENOMYOZİS

ENDOMETRİOZİS

LAPARASKOPİK VE HİSTEROSKOPİK

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR

Adet kanaması rahim iç tabakasında oluşan dokuların kan ile vücuttan atılmasıdır. Adet döngüsünde rol oynayan 2 önemli kadın hormonu, östrojen ve progesteron vardır. Östrojen hormonun etkisiyle rahmin iç tabakası adet dömgüsünün ilk başladığı zamanda kalınlaşmaktadır. Bu duruma proliferasyon denmektedir. 


Adet döneminin ortasında gerçekleşen olaya da ovulasyon halk arasında bilinen ismi ile yumurtlama denir, bu dönemde progesteron artmaya başlamaktadır. Yaklaşık olarak yumurtlamadan 1 hafta sonra azalan progesteron hormonuna bağlı olarak rahim içi tabakası dökülür ve kanama gerçekleşir.

İlk adet kanaması 8 yaşından başlayarak 16 yaşına kadar değişkenlik gösterebilir. Ancak genellikle genç 12 yaş civarında ilk adet görülmektedir. Adet kanamasının son görüldüğü yaş ise menapoza bağlı sebeplerinden ötürü değişiklik göstermektedir

Adet döngüsünün uzunluğu ve kanamanın miktarı her kadına özgüdür. Bununla birlikte, çoğu kadın 24 ila 34 gün arasında değişen bir döngüye sahiptir. Kanama yaklaşık dört veya beş gün sürer, kan kaybı yaklaşık 40-100 cc’dir (çay bardağı ).

Adet düzensizliği kadınların hayatları boyunca sıkça karşılaştıkları bir durumdur.

Adet düzensizliğinin çeşitleri:

Amenore: Adet görememe


Bir çok kadın yaşamlarının bir noktasında yumurtalık kistleri ile ilgili problemlerle karşı karşıya kalır. Bu, oldukça yaygın ve genellikle ciddi olmayan jinekolojik bir durumdur. Yumurtalık kistleri, bir veya iki yumurtalık üzerinde gelişen sıvı dolu küçük çuvala benzeyen şeylerdir. Çoğu zaman, iyi huyludurlar, genellikle 20-44 yaş arası görülür, içi genellikle sıvı dolu olup 2 cm'den 30 cm'e kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

                                               3 GRUBA AYIRILABİLİR:

1. İYİ HUYLU

2. BORDERLİNE ( İYİ HUYLU KÖTÜ HUYLU ARASINDA, KANSERE DÖNÜŞEBİLEN)

3. KÖTÜ HUYLU ( KANSER )

Yumurtalık Kistlerinin Çeşitleri

1) Basit, fonksiyonel kistler. Bunlar yumurtlama olayında oluşan çeşitli anormallikler sonucu oluşurlar. Yumurtalıkta en sık görülen kistlerdir. Erişkin kadınlarda oluşurlar. Foliikül kistleri, hemorajik korpus luteum kistleri bu gruptadırlar. Follikül kistleri bir zar ile çevrili içinde berrak sıvı olan kistlerdir. Hemorajik kistler ise içlerinde kan bulunan kanlı kistlerdir. Değişik boyutlrada olabilirler. 7-8 cm yi nadiren geçerler. Çok büyük sıklıkla 2 ay içinde kaybolurlar. Kanserleşme özellikleri yoktur. Tedavide bir şey yapılmaz, doğum kontrol haplarının verilmesinin bir anlamı yoktur. Genelde bilinenin aksine bu hapların kistin kaybolmasına ayrı bir etkisi yoktur. Takip yeterlidir.

Polikistik over sendromu (PKOS) doğurganlık çağında en sık görülen hormonal bozukluktur. ABD’de ve Türkiye’de yapılan çalışmaların sonuçlarına göre her 100 kadından 10-15’ini etkilemektedir. Polikistik over sendromu, genetik yatkınlık zemininde gelişir. Anne veya kız kardeşte Polikistik over sendromu olması, Polikistik over sendromu gelişme riskini yüzde 30-50 oranında artırır. Androjen olarak isimlendirilen erkek tipi hormonların yumurtalıklarda (overlerde) yapımı ve kana salınımı artmıştır.

Beyinde hipofiz bezinden salgılanan ve yumurtalıkların normal çalışmasını düzenleyen gonadotropin adı verilen hormonlarda dengesizlik vardır.

Sağlıklı kadınlarda her ay bir kez yumurtlama olurken PKOS’da yumurtlama sayısı çok azalmıştır ya da hiç olmamaktadır.

Yumurtalıklarda her biri çatlamamış yumurta içeren çok sayıda küçük kesecikler (folliküller) bulunur ve bu durum polikistik over görüntüsüne neden olur.

Polikistik over sendromunun belirtileri nelerdir?

Adet gecikmesi, adet düzensizlikleri

Her kadının doğal bir geçiş dönemidir menopoz.

Menopoz aylık adet kanamalarının kesilmesidir. Genellikle 45–55 yaşlarında görülür. 40 yaş ve altında görüldüğünde Erken menapozdan bahsedilmektedir.

Menopoz döneminde yumurtalıklarda yumurta hücresi, östrojen progesteron hormonu yapımı durur.

Menopoz öncesi dönemde adet dönemi aralıkları uzayıp kısalabilir ve öncesine göre daha kısa sürebilir.

Menopozda sıcak basması, gece terlemesi, uyku problemleri, vajina kuruluğu , bir konuya yoğunlaşmada güçlükler, unutkanlık şikayetlerinden biri veya birkaçı bir çok kadında görülür.

Daha önce rahiminiz alındıysa fakat yumurtalıklarınız duruyorsa menopoz şikayetlerini yine yaşarsınız.

45 yaşın üstünde iseniz ve adet periyodlarınız değişirse bu çoğunlukla menopozu işaret eder.

İki adet arası üç haftadan daha az olursa, kanama miktarınız fazla, adet dönemleri arasında lekelenme olursa veya menopozda olmanıza rağmen tekrar kanamalarınız başlarsa doktora başvurmanız gerekir.

Düzensiz de olsa adet görüyorsanız gebe kalabilirsiniz, ancak bir yıldan daha uzun süredir adet görmüyorsanız gebe kalma ihtimaliniz yoktur.

Kişinin kendi kontrolü dışında idrarının tutamaması problemine “İdrar kaçırma” denir. Kadınlar için, özellikle de menopoz sonrası dönemdekiler için çok büyük bir sağlık problemidir. Bu sorunu olan kadınlar açısından hem sosyal hem de hijyenik zorluklara neden olur. İdrar kaçırma, menopoz dönemi ve sonrası kadınların en büyük problemlerinden biridir. Bu konuda hassas davranmak ve tedavi yöntemlerini öğrenmek için bir kadın doğum uzmanına başvurmak çok önemlidir.  



Kadınlarda idrar kaçırma şikayetlerinin en önemli nedeni genetik yapıdır. Bağ dokusu, kalıtımsal olarak zayıf ve sarkmaya eğilimli olan bireylerde, bu problem sıklıkla oluşur. Diğer nedenleri ise;

Kronik solunum yolu hastalıkları

Zor doğumlar

Daha önce geçirilen vajinal operasyonlar

Menopoz

Bir çok kadın yaşamlarının bir noktasında yumurtalık kistleri ile ilgili problemlerle karşı karşıya kalır. Bu, oldukça yaygın ve genellikle ciddi olmayan jinekolojik bir durumdur. Yumurtalık kistleri, bir veya iki yumurtalık üzerinde gelişen sıvı dolu küçük çuvala benzeyen şeylerdir. Çoğu zaman, iyi huyludurlar, genellikle 20-44 yaş arası görülür, içi genellikle sıvı dolu olup 2 cm'den 30 cm'e kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

                                               3 GRUBA AYIRILABİLİR:

1. İYİ HUYLU

2. BORDERLİNE ( İYİ HUYLU KÖTÜ HUYLU ARASINDA, KANSERE DÖNÜŞEBİLEN)

3. KÖTÜ HUYLU ( KANSER )


PAP-SMEAR TESTİ

Smear testi rahim ağzını (serviks) değerlendirmek ve kanseröncüsü durumlar açısından kontrol etmek için kadınlara yapılanözel bir rahim ağzı tarama testidir. Pap smear testienfeksiyonlar veya inflamasyon gibi diğer durumları bulmayayardımcı olabilir. Bazen bir pelvik muayene ile aynı zamandayapılır ve aynı zamanda belirli tiplerde human papilloma virüsü(HPV) için bir test olarak da yapılabilir. Pap testi vePapanicolaou testi de denir.Smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzında kanser olmayan fakatfarkedilmezse uzun yıllar sonra kansere dönüşme riski olan bazı lezyonlarıerkenden farketmektir. Böylelikle erkenden farkedilen bu lezyonlar tedavi edilirve kansere dönüşmeden ortadan kaldırılır.Yani smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzı kanseri başlamış kişileri saptamak değildir, kanserbaşlamadan yıllar öncesindeki lezyonları saptamaktır. Smear testi yapılmayan kadınlarda bulezyonlar farkedilmez ve uzun yıllar sonra kansere dönüşebilirler. Rahim ağzı kanserine yola açanHPV enfeksiyonun taraması çok önemlidir. HPV pozitif ise smear testi yapılması gerekmektedir,daha sonra kolposkopi dediğimiz kamerayla rahim ağzı değerlendirlip, şüheli alanlar görülmekte,gerekirse biyopsi yapılmaktadır. Her yıl smear testi yaptırmak gerekmektedir. HPV negatif ise 5 yılsonra tekrar smearle beraber tekrar edilmesi önerilmektedir.Pap smear nasıl yapılır?Pap smear testi sadece birkaç dakika süren bir prosedürdür. Tamamen ya da sadece belden aşağıdoğru soyunmanız istenebilir. Muayene sırasında vajinaya yavaşça spekulum adı verilen bir aletyerleştirecektir. Spekulum vajinanızın duvarlarını ayrı tutar, böylece doktorunuz rahim boynunuzukolayca görebilir. Spekulumun yerleştirilmesi pelvis bölgenizdeki basınç hissine neden olabilir.Sonra yumuşak bir fırça ile rahim ağzındaki ve az içindeki akıntıdan örnek alınmaktadır. Bu işlemsırasında genellikle acı duyulmaz.Numuneler kansere veya prekanseröz duruma işaret eden hücrelerin varlığını araştırmak üzere birlaboratuvara gönderir. 2 yöntemle değerlendime yapımaktadır, serviksinizden alınan hücre örneğiniözel solüsyonla (sıvı bazlı Pap testi) veya cam slaytta (geleneksel Pap smear) korumak için özel birsıvı tutan bir kaba aktarır. Sıvı bazlı smear tetsin güveniriği daha iyi olduğundan son zamandacamda geleneksel smear test nadır kullanılmaktadır.

MYOMLAR

Myoma uteri uterusun (rahim) en sık rastlanan iyi huylu tümörüdür. Üremeçağındaki kadınların % 20-25`inde görülür. 40 yaş üstündeki kadınlarda belirtivermeyen myomlar % 45-50 oranında görülür. Myomlar sıklıkla fizikmuayenede saptanır, fakat ultrasonografinin yaygın olarak kullanılmayabaşlanmasından sonra belirti vermeyen küçük myom nodülllerinin kolaylıklasaptanması myomların eskiden sanıldığından daha sıklıkta ve çok genç yaşlarda bile görüldüğünü ortaya koymuştur.Bugün için myomların oluş nedenlerini bilmiyoruz. Ancak bilinen bazı özellikleri sözkonusudur. Genelliklegebelik geçirmemiş, doğum yapmamış, bekar, hiç evlenmemiş kadınlarda daha sık görülürler. Gebeliksırasında büyüme eğilimleri vardır. Kız çocukları ve genç kızlarda görülmezler, menopoz sonrası yenimyom oluşumu olmaz. Bütün bu özellikler myomların yumurtalıklardan salgılanan estrojen adlı kadınlıkhormonu ile ilişkili olduğunu göstermektedir. 1- Artmış Estrojen Düzeyi: Gebelik döneminde myomlarda artmış esterojen düzeyine bağlı olarakbüyüme görülürken, menopozda ise esterojen düzeyindeki düşüşe bağlı olarak myomlarda küçülmegörülmektedir.2- Kalıtım: Özellikle anne kız kardeş veya anneannesi gibi birinci derece akrabalarında myom olankişilerde gelişmesi riski fazladır.Myomların çeşitleri:1- Subseröz myomlar (rahmin dış tabakasında)2- İntramural myomlar (rahmin orta tabakasında)3- Submüköz myomlar (rahmin iç tabakasında)4- Servikal myomlar (rahim ağzında)5- Saplı myomlar6- İntraligamenter myomlar (rahmin yanında, ondan ayrı bir kitle olarak)7- Parazitik myomlar (Karın boşluğunda serbest olarak bulunan myom)ŞİKAYETLERİMyomlar sıklıkla belirti vermezler. Normal jinekolojik muayeneler sırasında tesadüfen tespit edilirler. Ancakçoğu zaman büyüme ile orantılı olarak şu bulguları verebilirler

ENDOMETRİOZİSEndometriozis hastalığının ismi "endometrium"dan (rahmin iç duvarınıoluşturan dokudan) geliyor. Endometriozisli kadınlarda, endometriumuoluşturan hücreler, rahim dışında başka organlar üzerinde yerleşimgösteriyor. Bu yerleşim genellikle yumurtalık, tüpler gibi diğer üremeorganları, karın boşluğu veya uzak organlarda olabiliyor.Doku, adet kanamasında görülenin aksine kendini vücuttan dışarı atamaz ve bu dokudankaynaklanan kanama çevredeki dokularda enflamasyon ve şişmeye sebep olur. Bu süreç bölgedeyara dokusuna sebebiyet vererek lezyon veya başka büyümelere neden olabilir. Özellikleyumurtalıkların dahil olduğu vakalarda kan, bulunduğu dokuların iç kısmına gömülerek kanbirikimine ve bunun sonucunda çikolata kistlerinin oluşumuna sebep olabilmektedir.Endometriozis, her yıl Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kadını; ciddiperiyodik ağrı, infertilite ve ilişki sırasında ağrıya neden olması sebebiyleolumsuz olarak etkilemektedir. Bu sayı, aynı yaşlardaki kadınların ondabiri olduğu anlamına gelmektedir.

Endometriozis belirtileri nelerdir?•Sürekli kasık ağrısı•Adet döneminde ağrı•Cinsel ilişki sırasında kasık ağrısı•Gebe kalamama•Adet öncesi lekelenme tarzı kanama•Kabızlık – ishal•Büyük abdest yaparken ağrı,•Yan ağrısı, sırt ağrısı•Sık idrara çıkma ve idrarda kan görülmesi endometriozis belirtileriarasında sayılabilir.Endometriozis tedavisiEndometriozis tedavisi ilaç ve cerrahi tedavi olarak iki şekildeyapılır:İlaç tedavisi: Erken evre hastalıkta adet dönemlerindeki ağrılarıönlemek, adetleri düzene sokmak ve endometriotik odaklarıbaskılamak amacı ile kullanılan başlıca ilaç grupları; doğum kontrolhapları, progestinler, danazol ve GnRH analoglarıdır.Cerrahi tedavi: Endometrioziste ağrıyı azaltmak ve fertilite (üreme)potansiyelini arttırmak için cerrahi de yapılabilinir. Cerrahideendometriyotik dokular uzaklaştırılarak yapışıklıklar serbestleştirilir venormal anatomi sağlanmaya çalışılır. Cerrahi sonrası birçok kadındaağrı şikayeti geçmesine rağmen %40-80 vakada 2 yıl içinde ağrı tekrarortaya çıkabilmektedir. Endometrioma kistleri çok büyük olmadıkça veacil durum yoksa, bu kistlet tekrar oluşacağından ve her yapılanameliyatyumurtalıkdokusunuazaltacağındanönerilmemektedir. Ameliyat yapılacaksa da ameliyat sonrasına oluşanyapışıklıkların minimuma indirmek için Laparaskopi yoluyla yapılmasıönerilmektedir.Çocuk istemi olan olgularda konservatif cerrahinin yeterli olmadığıdurumlarda üremeye yardımcı tedavi yöntemi olarak tüp bebekuygulaması gerekli olabilir.

LAPARASKOPİ VE HİSTEROSKOPİ

Histeroskopi işleminde, bir optik sistem vasıtasıyla rahim içerisi görülerekpek çok hastalığın hem tanısı koyulabilmekte hem de aynı anda tedavisiyapılabilmektedir.Histeroskopi nedir? Kimlere uygulanır?Histeroskopi işleminde, bir optik sistem vasıtasıyla rahim içerisigörülerek pek çok hastalığın hem tanısı koyulabilmekte hem de aynıanda tedavisi yapılabilmektedir. Bu amaçla dış çapı yaklaşık 6-10 mmolan bir endoskop kullanılır.Rahimi oluşturan boşluk normalde kapalı olduğundan görüntüsağlayabilmek için içeriye sıvı verilmesi gerekmektedir. Belli birbasınçla içeri verilen sıvı sayesinde rahim içerisindeki polipler,myomlar veya septumlar (perde) rahatlıkla görülebilir. Aynı anda dapolip veya myomun çıkarılması yahut septumun kesilmesi işlemiyapılabilir.Histeroskopi önerilen durumlar şu şekilde özetlenebilir:•Düzensiz adet kanamaları•Menopoz sonrası kanamalar•İpi içeri kaçmış spiralin çıkarılması•Kısırlık (infertilite) tedavisi öncesi araştırma amaçlı•Tekrarlayan düşükler•Daha önce çekilen rahim filminde şüpheli durumlar (polip,myom,yapışıklık, perde)Laparoskopi nedir? Kimlere uygulanır?Laparoskopi, sıklıkla üreme organlarının ve karın içinin endoskopyardımıyla görüntülenmesini sağlayan ve açık ameliyat yapmaksızınjinekolojik pek çok hastalığın tanı ve tedavisini sağlayan bir metoddur.Bu amaçla genellikle göbek deliğinden 4-12 mm çapındaki endoskoplakarın içerisine girilir. Eğer tanı amaçlı (diagnostik) laparoskopiyapılıyorsa, üreme organları ve komşu organlar gözle değerlendirilerekhastalık varlığı araştırılır. Diagnostik olarak en çok kronik pelvik (kasık)ağrısı, tedaviye yanıtsız adet sancısı ve açıklanamayan infertilite(kısırlık) sebeplerini araştırmak için laparoskopi yapılmaktadır. Ayrıcabilinen bir jinekolojik hastalığı olan olguda açık ameliyat yerine tedavikolaylıkla laparoskopik olarak yapılabilir. Bunun dışında tüplerin bağlanması,

Seks insan yaşamının vazgeçilmez bir parçası. Ama birçok şeyde olduğu gibi sekste de bazı riskler var. Bunlardan biri istenmeyen gebelik, diğeri de cinsel yolla bulaşan hastalıklar.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar her zaman belirti göstermez veya gösterdiği belirtiler sanıldığı kadar belirgin olmaz. Belirtileri keşfetmek hangi cinsel hastalığı taşıdığınızı ortaya çıkarır. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavi edilmemesi HIV/AIDS gibi başka hastalıklara yakalanma olasılığını da artırır. Bu hastalıklar cildi hassas hale getireceği için virüsler vücudunuza girmek için kestirme yol oluşturabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan en yaygın olanlarından bazılarına bakalım:

Genital herpes: Uçuk virüsünün bir türü olan HSV 2’den kaynaklanır. Ömür boyu hiç belirti göstermeyebilir. O yüzden partnerler farkında bile olmadan birbirlerine bulaştırabilir. Bazen de ilk kez ortaya çıktından sonra hafif şekilde seyredebilir. Günümüzde virüs baskılayıcı ilaçlar sayesinde kontrol altına alınması mümkündür.

Genital siğil: Siğil virüsü HPV’nin birçok türü vardır. Bir türü kadınları rahim ağzı kanserine daha yatkın hale getirebilir. HPV de genelde belirti vermez. Genital siğili baskılayıcı ilaçlar vardır. Arada tekrar edebilir. Genital siğilin kontrol altına alınması mümkündür.

İLETİŞİM FORMU

ADINIZ
TELEFON NUMARANIZ


CEBELIK VE DOĞUM


GEBELİĞE HAZİRLİK

1.TRİMESTER

2.TRİMESTER

3.TRİMESTER

Adet kanaması rahim iç tabakasında oluşan dokuların kan ile vücuttan atılmasıdır. Adet döngüsünde rol oynayan 2 önemli kadın hormonu, östrojen ve progesteron vardır. Östrojen hormonun etkisiyle rahmin iç tabakası adet dömgüsünün ilk başladığı zamanda kalınlaşmaktadır. Bu duruma proliferasyon denmektedir. 


Adet döneminin ortasında gerçekleşen olaya da ovulasyon halk arasında bilinen ismi ile yumurtlama denir, bu dönemde progesteron artmaya başlamaktadır. Yaklaşık olarak yumurtlamadan 1 hafta sonra azalan progesteron hormonuna bağlı olarak rahim içi tabakası dökülür ve kanama gerçekleşir.

İlk adet kanaması 8 yaşından başlayarak 16 yaşına kadar değişkenlik gösterebilir. Ancak genellikle genç 12 yaş civarında ilk adet görülmektedir. Adet kanamasının son görüldüğü yaş ise menapoza bağlı sebeplerinden ötürü değişiklik göstermektedir

Adet döngüsünün uzunluğu ve kanamanın miktarı her kadına özgüdür. Bununla birlikte, çoğu kadın 24 ila 34 gün arasında değişen bir döngüye sahiptir. Kanama yaklaşık dört veya beş gün sürer, kan kaybı yaklaşık 40-100 cc’dir (çay bardağı ).

Adet düzensizliği kadınların hayatları boyunca sıkça karşılaştıkları bir durumdur.

Bir çok kadın yaşamlarının bir noktasında yumurtalık kistleri ile ilgili problemlerle karşı karşıya kalır. Bu, oldukça yaygın ve genellikle ciddi olmayan jinekolojik bir durumdur. Yumurtalık kistleri, bir veya iki yumurtalık üzerinde gelişen sıvı dolu küçük çuvala benzeyen şeylerdir. Çoğu zaman, iyi huyludurlar, genellikle 20-44 yaş arası görülür, içi genellikle sıvı dolu olup 2 cm'den 30 cm'e kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

                                               3 GRUBA AYIRILABİLİR:

1. İYİ HUYLU

2. BORDERLİNE ( İYİ HUYLU KÖTÜ HUYLU ARASINDA, KANSERE DÖNÜŞEBİLEN)

3. KÖTÜ HUYLU ( KANSER )

Yumurtalık Kistlerinin Çeşitleri

1) Basit, fonksiyonel kistler. Bunlar yumurtlama olayında oluşan çeşitli anormallikler sonucu oluşurlar. Yumurtalıkta en sık görülen kistlerdir. Erişkin kadınlarda oluşurlar. Foliikül kistleri, hemorajik korpus luteum kistleri bu gruptadırlar. 

Polikistik over sendromu (PKOS) doğurganlık çağında en sık görülen hormonal bozukluktur. ABD’de ve Türkiye’de yapılan çalışmaların sonuçlarına göre her 100 kadından 10-15’ini etkilemektedir. Polikistik over sendromu, genetik yatkınlık zemininde gelişir. Anne veya kız kardeşte Polikistik over sendromu olması, Polikistik over sendromu gelişme riskini yüzde 30-50 oranında artırır. Androjen olarak isimlendirilen erkek tipi hormonların yumurtalıklarda (overlerde) yapımı ve kana salınımı artmıştır.

Beyinde hipofiz bezinden salgılanan ve yumurtalıkların normal çalışmasını düzenleyen gonadotropin adı verilen hormonlarda dengesizlik vardır.

Sağlıklı kadınlarda her ay bir kez yumurtlama olurken PKOS’da yumurtlama sayısı çok azalmıştır ya da hiç olmamaktadır.

Yumurtalıklarda her biri çatlamamış yumurta içeren çok sayıda küçük kesecikler (folliküller) bulunur ve bu durum polikistik over görüntüsüne neden olur.

Polikistik over sendromunun belirtileri nelerdir?

Bir çok kadın yaşamlarının bir noktasında yumurtalık kistleri ile ilgili problemlerle karşı karşıya kalır. Bu, oldukça yaygın ve genellikle ciddi olmayan jinekolojik bir durumdur. Yumurtalık kistleri, bir veya iki yumurtalık üzerinde gelişen sıvı dolu küçük çuvala benzeyen şeylerdir. Çoğu zaman, iyi huyludurlar, genellikle 20-44 yaş arası görülür, içi genellikle sıvı dolu olup 2 cm'den 30 cm'e kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

                                               3 GRUBA AYIRILABİLİR:

1. İYİ HUYLU

2. BORDERLİNE ( İYİ HUYLU KÖTÜ HUYLU ARASINDA, KANSERE DÖNÜŞEBİLEN)

3. KÖTÜ HUYLU ( KANSER )



TÜP BEBEK


KADIN ÜREME SİSTEMİ

KISIRKIK TEDAVESI

Adet kanaması rahim iç tabakasında oluşan dokuların kan ile vücuttan atılmasıdır. Adet döngüsünde rol oynayan 2 önemli kadın hormonu, östrojen ve progesteron vardır. Östrojen hormonun etkisiyle rahmin iç tabakası adet dömgüsünün ilk başladığı zamanda kalınlaşmaktadır. Bu duruma proliferasyon denmektedir. 


Adet döneminin ortasında gerçekleşen olaya da ovulasyon halk arasında bilinen ismi ile yumurtlama denir, bu dönemde progesteron artmaya başlamaktadır. Yaklaşık olarak yumurtlamadan 1 hafta sonra azalan progesteron hormonuna bağlı olarak rahim içi tabakası dökülür ve kanama gerçekleşir.

İlk adet kanaması 8 yaşından başlayarak 16 yaşına kadar değişkenlik gösterebilir. Ancak genellikle genç 12 yaş civarında ilk adet görülmektedir. Adet kanamasının son görüldüğü yaş ise menapoza bağlı sebeplerinden ötürü değişiklik göstermektedir

Adet döngüsünün uzunluğu ve kanamanın miktarı her kadına özgüdür. Bununla birlikte, çoğu kadın 24 ila 34 gün arasında değişen bir döngüye sahiptir. Kanama yaklaşık dört veya beş gün sürer, kan kaybı yaklaşık 40-100 cc’dir (çay bardağı ).

Adet düzensizliği kadınların hayatları boyunca sıkça karşılaştıkları bir durumdur.

Bir çok kadın yaşamlarının bir noktasında yumurtalık kistleri ile ilgili problemlerle karşı karşıya kalır. Bu, oldukça yaygın ve genellikle ciddi olmayan jinekolojik bir durumdur. Yumurtalık kistleri, bir veya iki yumurtalık üzerinde gelişen sıvı dolu küçük çuvala benzeyen şeylerdir. Çoğu zaman, iyi huyludurlar, genellikle 20-44 yaş arası görülür, içi genellikle sıvı dolu olup 2 cm'den 30 cm'e kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

                                               3 GRUBA AYIRILABİLİR:

1. İYİ HUYLU

2. BORDERLİNE ( İYİ HUYLU KÖTÜ HUYLU ARASINDA, KANSERE DÖNÜŞEBİLEN)

3. KÖTÜ HUYLU ( KANSER )

Yumurtalık Kistlerinin Çeşitleri

1) Basit, fonksiyonel kistler. Bunlar yumurtlama olayında oluşan çeşitli anormallikler sonucu oluşurlar. Yumurtalıkta en sık görülen kistlerdir. Erişkin kadınlarda oluşurlar. Foliikül kistleri, hemorajik korpus luteum kistleri bu gruptadırlar. 


GENİTAL ESTETİK



VAJEN DARALTMA


LABİOPLASTİ


PRP VE DOLGU UYGULAMASI

Adet kanaması rahim iç tabakasında oluşan dokuların kan ile vücuttan atılmasıdır. Adet döngüsünde rol oynayan 2 önemli kadın hormonu, östrojen ve progesteron vardır. Östrojen hormonun etkisiyle rahmin iç tabakası adet dömgüsünün ilk başladığı zamanda kalınlaşmaktadır. Bu duruma proliferasyon denmektedir. 


Adet döneminin ortasında gerçekleşen olaya da ovulasyon halk arasında bilinen ismi ile yumurtlama denir, bu dönemde progesteron artmaya başlamaktadır. Yaklaşık olarak yumurtlamadan 1 hafta sonra azalan progesteron hormonuna bağlı olarak rahim içi tabakası dökülür ve kanama gerçekleşir.

İlk adet kanaması 8 yaşından başlayarak 16 yaşına kadar değişkenlik gösterebilir. Ancak genellikle genç 12 yaş civarında ilk adet görülmektedir. Adet kanamasının son görüldüğü yaş ise menapoza bağlı sebeplerinden ötürü değişiklik göstermektedir

Adet döngüsünün uzunluğu ve kanamanın miktarı her kadına özgüdür. Bununla birlikte, çoğu kadın 24 ila 34 gün arasında değişen bir döngüye sahiptir. Kanama yaklaşık dört veya beş gün sürer, kan kaybı yaklaşık 40-100 cc’dir (çay bardağı ).

Adet düzensizliği kadınların hayatları boyunca sıkça karşılaştıkları bir durumdur.

Bir çok kadın yaşamlarının bir noktasında yumurtalık kistleri ile ilgili problemlerle karşı karşıya kalır. Bu, oldukça yaygın ve genellikle ciddi olmayan jinekolojik bir durumdur. Yumurtalık kistleri, bir veya iki yumurtalık üzerinde gelişen sıvı dolu küçük çuvala benzeyen şeylerdir. Çoğu zaman, iyi huyludurlar, genellikle 20-44 yaş arası görülür, içi genellikle sıvı dolu olup 2 cm'den 30 cm'e kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

                                               3 GRUBA AYIRILABİLİR:

1. İYİ HUYLU

2. BORDERLİNE ( İYİ HUYLU KÖTÜ HUYLU ARASINDA, KANSERE DÖNÜŞEBİLEN)

3. KÖTÜ HUYLU ( KANSER )

Yumurtalık Kistlerinin Çeşitleri

1) Basit, fonksiyonel kistler. Bunlar yumurtlama olayında oluşan çeşitli anormallikler sonucu oluşurlar. Yumurtalıkta en sık görülen kistlerdir. Erişkin kadınlarda oluşurlar. Foliikül kistleri, hemorajik korpus luteum kistleri bu gruptadırlar. 

Bir çok kadın yaşamlarının bir noktasında yumurtalık kistleri ile ilgili problemlerle karşı karşıya kalır. Bu, oldukça yaygın ve genellikle ciddi olmayan jinekolojik bir durumdur. Yumurtalık kistleri, bir veya iki yumurtalık üzerinde gelişen sıvı dolu küçük çuvala benzeyen şeylerdir. Çoğu zaman, iyi huyludurlar, genellikle 20-44 yaş arası görülür, içi genellikle sıvı dolu olup 2 cm'den 30 cm'e kadar değişiklik gösteren oluşumlardır.

                                               3 GRUBA AYIRILABİLİR:

1. İYİ HUYLU

2. BORDERLİNE ( İYİ HUYLU KÖTÜ HUYLU ARASINDA, KANSERE DÖNÜŞEBİLEN)

3. KÖTÜ HUYLU ( KANSER )

Yumurtalık Kistlerinin Çeşitleri

1) Basit, fonksiyonel kistler. Bunlar yumurtlama olayında oluşan çeşitli anormallikler sonucu oluşurlar. Yumurtalıkta en sık görülen kistlerdir. Erişkin kadınlarda oluşurlar. Foliikül kistleri, hemorajik korpus luteum kistleri bu gruptadırlar. 

Sık Sorulan Sorular

EMAİL

drseda@hotmail.com

ADRES

Talatpaşa Mah. No: 151 Gültepe / İSTANBUL

ÇALIŞMA SAATLERİ

09:00 -18:00

İLETİŞİM FORMU

ADINIZ
TELEFON NUMARANIZ